TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER

Sağlıklı işleyen bir demokrasi ancak özgür bireylerle ve ideal hukuk sistemi ile kurulabilir.

Bunun sonucunda da, insanlar yaratıcılık ve üreticilik yanlarını öne çıkararak, ileri ve uygar bir toplum oluşturabilirler.

Devlet gücünün tek bir kişide veya grupta toplanması, tarihteki örnekleri gibi, zaman içinde o kişilerde güç zehirlenmesine yol açarak, yanlış kararlar almalarına neden olmakta ve acı sonuçlar doğurmaktadır.

Çağdaş demokrasiler güç zehirlenmesini, seçilmişlerin görev sürelerini sınırlama, kuvvetler ayrılığı, hesap verme zorunluluğu, denge ve kontrol sistemleri ile çözümlemişlerdir. Kural olarak seçim ile gelen seçim ile gitmelidir.

Bu önlemleri almayan demokratik sistemlerin acı sonucu ise milletin, kendi norm ve düşüncelerini dayatan ve her şeyin sahibi olduğunu zanneden kötü yöneticilerin eline düşmesidir.

Demokrasi; yönetenlerin yetkilerini sınırlayan, vatandaşları keyfi yönetimlerin eline düşmekten ve muhalefete olanların da haklarını koruyan sistemdir.

Bu açıklamaların ışığında,

Biz boş bir alanda, her şeyi sınırlayarak siyaset yapamayacağımızın bilincinde olarak yapılan yanlışları ortadan kaldıracak ve doğru yapılanlara sahip çıkacağız.

Doğrunun arayışında, adil, tarafsız, bağımsız, çağdaş bir hukuk düzenini, hukukun üstünlüğünü ve birey haklarını esas alan, demokratik, çoğulcu ve özgürlükçü yeni bir anayasa yapacağız.

Adil yargılanma hakkını mutlaka sağlayacağız.

Yargı kararlarının idarece akamete uğratılması ya da bu kararlara hiç uyulmaması hallerinde idarenin/kamu görevlisinin mali ve cezai sorumluluğunu artıracağız.

Adalet kurumunun fiziki ve teknolojik imkanlarını çağdaş ölçütlere uygun olarak yenileyecek; adli personeli sayı, nitelik ve eğitim yönünden güçlendirileceğiz.

Hakim ve cumhuriyet savcılarının objektif kriterlere dayalı olarak ve liyakati esas alarak mesleğe kabulü konusunda yasal düzenleme yapacağız.

Hukuk eğitimini, eğitim süresini artırarak, hakim ve cumhuriyet savcılığı stajını ise etkin ve nitelikli hale getirip uygulama ile eş güdümlü olmasını sağlayacağız.

Parlamenter sisteme geri dönecek, kuvvetler ayrılığı, kontrol ve denge sistemini güçlendireceğiz.

HSK’yı, mahkemelerin bağımsızlığı, doğal veya kanuni hakim ilkesi ve hakim güvencesi sağlanacak biçimde yeniden yapılandıracağız.

Hakimlerin bağımsız ve tarafsız görev yapmasının ve vatandaşın yasayla bağımsız ve tarafsız olarak kurulmuş mahkemeler tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık bir biçimde görülmesini isteme hakkının önündeki engelleri kaldıracağız.

Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kapsamında meydana gelen aksaklıkları gidererek yargıda teknoloji kullanımını geliştireceğiz.

Vatandaşın adalete ulaşmasının önündeki zorlukları ve engelleri kaldırarak, mahkemeleri düşük maliyetle kolay erişilebilir hale getireceğiz.

Mahkemelerin iş yükünü kabul edilebilir bir seviyeye düşürmek için her türlü yasal düzenlemeyi yapıp gerekli tedbirleri alacağız.

Özgürlükleri esas alarak idari yol ve yöntemlerle kısıtlanmasına izin vermeyeceğiz.

Bilgi edinme hakkını en geniş şekilde güvence altına alacağız.

Basın özgürlüğü önündeki tüm engelleri kaldıracak, gazetecilerin hukuksuz olarak tutuklanmasını sağlayan var olan hukuki düzenlemeleri gözden geçirerek evrensel hukuk ilkeleri ile uyumlu hale getireceğiz.

Kanuni idare ilkesi gereğince KHK ile yönetime derhal son vereceğiz.

Toplumsal ihtiyacın zorunlu kıldığı haller ile ekonomik, doğal afet, salgın hastalık durumlarının haricinde KHK çıkarma yoluna gitmeyeceğiz.

Ceza soruşturmalarında işkence ve insan onuru ile bağdaşmayan yasa dışı usul ve yöntemlerin uygulanmasına asla izin vermeyeceğiz.

Tutuklamalarda evrensel ceza hukuku ilkelerini hakim kılacak, kuvvetli suç şüphesinin varlığının esas alınmasını zorunlu kılacağız.

Hükümlü ve tutuklu infazlarında tara  olduğumuz uluslararası sözleşmeler ile evrensel ceza hukuku normlarına aykırı herhangi bir işlem yapılmasına izin vermeyeceğiz.

İnfaz kurumlarında mevcut şartların daha da iyileştirilmesi için çaba sarf edeceğiz.

Çağdaş bir Ceza Adalet Sistemi kuracak, cezaevlerini etkili ve modern bir yaklaşımla yöneterek ıslah edici, eğitici ve topluma kazandırıcı hale getireceğiz.

Yolsuzlukla Mücadele Kurulu oluşturacak, Türk Ceza Kanunu ile diğer kanunlarda bulunan yolsuzlukla ilgili ceza maddelerinde zaman aşımını kaldıracağız. Yolsuzluk davalarının görüleceği ihtisas mahkemeleri kuracağız. Yolsuzlukla Mücadele Temel Kanunu ile kamu ihaleleri, kamu görevlilerinin mal bildirimleri, siyasetin finansmanı ve kamuda etik kurallara ilişkin alanlarda temel düzenlemeleri yaparak toplumdaki rüşvet, irtikap, zimmet gibi suistimal ve yolsuzluklara zemin hazırlayan ekonomik, sosyal ve hukuki ortamı hızla ortadan kaldıracağız.

Adli Tıp Kurumu’nu özerk ve bilimsel bir yapıya kavuşturarak hızlı ve etkin çalışmasını

sağlayacağız.

Suçların Önlenmesine Dair Kanun çıkararak önleyici kolluğu güçlendireceğiz.

İnsan onuru, hak ve özgürlükleri ve hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeden, ülkenin asayiş ve toplumsal barışını hedef alan her türlü suç tehdidini daha suç işlenmeden önce ortadan kaldıracak etkili tedbirleri alarak toplumda güven ve huzur ortamını sağlayacağız.

Ceza soruşturmalarında olay yeri delil toplama ve delil değerlendirmenin etkin bir şekilde yapılabilmesi için illerde Cumhuriyet Başsavcılıklarına bağlı Adli kolluk teşkilatlarını oluşturacağız.

SİYASİ PARTİLER VE SEÇİM

Yeni siyasi partiler ve seçim kanunu yapılacaktır.

Sandık güvenliği sağlanacak, sandığa giren oy devletin onuru gibi korunacaktır.

Dış Türkler için seçmen sayısına göre seçim bölgeleri oluşturulacaktır.

Siyasi partilerde teşkilat kapatma şartları zorlaştırılacaktır.

Milletvekili seçimlerinde kontenjan oranı %5 ile sınırlanacaktır.

Kontenjan milletvekili adayları haricindeki adaylar üyeler tarafından doğrudan

seçilebilecektir.

Milletvekili dokunulmazlığı kürsü masuniyeti dışında tümüyle kaldırılacaktır.

Partilerin her kademesindeki seçimlerde yarışmacı rekabet esas olacaktır.

Çoğulcu ve katılımcı bir demokratik siyasi düzen için her partinin TBMM’de temsili gerektiği düşüncesiyle; milletvekili seçimlerinde genel seçim barajı %5 e düşürülecek; anayasa değişikliği ile partiler arasında aldıkları oy oranlarına göre, baraj şartı aranmaksızın, nispi olarak paylaştırılacak şekilde 100 kişilik Türkiye Milletvekilliği ihdas edilecektir.